Bilgiden DNA’ya
Makale
13.02.2015
0 Yorum

Bir önceki yazımda bilgi ve bilgilenmenin her şey olduğundan bahsetmiştim. 

Bu bilgilenme ile canlı ve cansız bütün varlıklar ortaya konmakta ve bu ortaya konuş ile de bütün varlıklar ortak özellikler sergilemektedir.

Canlı ve cansız varlıklar aynı kaynaktan bilgilenseler de, bilgilenme araçları farklı farklı olmaktadır. Cansız varlıklar direkt bilgilenme ile bilgiyi alırken, canlı varlıklarda ise bazı aracılar devreye girerek bilgilenme süreci gerçekleşmektedir. Canlılardaki bilgilenmeyi yönlendiren en önemli unsur ise DNA’lardır.

DNA‘lar aynı zamanda bir canlılık alametidir. Bu nedenle DNA’sı olan her varlık canlı demektir. Ortaya konan canlılık görselleri ise çeşit çeşittir. Bu çeşitliliğin arkasında da DNA’lar yer alır. Çünkü DNA’lar bir ayna gibi hareket ederek bilgi merkezinden aldığı bilgileri bağlı bulundukları yapılara aktarırlar. Bu aktarış ile de farklı farklı şekil ve işleyişler ortaya koyarlar. Aynı güneşten beslenen aynaların kabiliyetlerine göre güneşi yansıttıkları gibi DNA’lar da kabiliyetlerine göre aynı merkezden aldıkları bilgileri farklı farklı yansıtarak farklı işleyiş ve görseller ortaya koyarlar. Gelen bilgi bazen bir gül goncasına bazen de sistemlerden oluşan bir bedene tekamül edebilir. DNA kabiliyeti bu oluşumda ne kadar etken olursa olsun, asıl olan DNA arkasındaki bilgilenmedir. Demek ki beden şekillenmesinde görev alan DNA’lar aktif değil pasif bir vazife üstlenirler.

Gelelim insan bedenine... İnsan bedeni de DNA’sının kabiliyeti nispetinde birçok bilginin bedene aktarılmasına aracı olur. Bu aracılıkta bazı bilgiler kişiden kişiye farklılık gösterirken, bazı bilgilenmeler de herkes için ortaktır. Farklılık gösteren bilgilenmeler organ şekillerinden sima gibi ayırıcı içerikleri kapsarken, aynı bilgilenmelerde ise tansiyon ve nabız gibi bedensel işleyişler ön plana çıkar. Bu nedenle Kanada’daki bir insanın nabız ve tansiyon değerleri aynı normlarda değerlendirilirken, sima gibi bilgilenmeler ise kardeşlerde bile farklılık göstermektedir.

Aynı amioasit yapılanmalarından oluşan DNA sarmallarının farklı farklı yapılar ortaya koymasındaki sır nedir? 

Nasıl oluyor da aynı merkez, aynı yapıdaki DNA’ları ayırt ederek kişiden kişiye farklı bilgilenme oluşturuyor? 

Nasıl oluyor da aynı anne karnında şekillenen kardeşler farklı farklı simalar sergiliyor? 

Buradaki sır bilgilenmenin sadece DNA’lara bağlı olmadığının apaçık bir delilidir. Yedikat semadan ruha kadar birçok etken bu işlemde görev alır. Fakat bu vazifede DNA önemli bir görev üstlenir. Bu görev gereği de DNA’lardaki bilgilenme esas olarak görülmektedir.

Beden bilgilenmesinde görev alan birçok etkeni geride bırakarak deriz ki; bedensel işleyişlerde DNA araçlı bilgilenme esastır. Bilgilenmenin doğru olduğu her an ise sağlık ve sıhhattir.

Yorum Yap

GÖNDER
SON YAZILAR
Yüzme Havuzlarında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
10
Ağustos
Destekçilerimiz
16
Şubat
Bilgiden DNA’ya
13
Şubat
Bilgi Her Şeydir


SOSYAL MEDYA