Yaşamın ilk anlarında DNA’da kayıtlı bilgiler, RTM Ekolü’nün temelini oluşturan 3 Form – 6 Boyut’ta aşama aşama bedene aktarılır.
Her form, bir öncekinden aldığı bilgiyi hem uygular hem de bir sonraki form için geliştirir.
Böylece beden, tıpkı mükemmel senkronize çalışan bir yazılım–donanım sistemi gibi, katman katman inşa edilir.
İnsan bedeni, genetik kodlarından gelen bu “Sağlık Hafızası” sayesinde hayatta kalmaya ve yaşamı sağlıklı bir normal ile sürdürmeye mükemmel bir şekilde programlanmıştır.
- Cisim Bedeni Formu (Somatik Form):
İlk olarak Yapısal Bilgi devreye girer. Kas-iskelet sistemi, organlar, hücreler ve dokular — yani bedenin “donanımı” — genetik koddan gelen bilgiye göre şekillenir .
Bedenin Cisim Formu; Fiziksel Boyut (Kas-iskelet sistemi, organlar, hücreler, dokular) ve Kimyasal Boyut (hormonlar, enzimler) — yani bedenin “donanımı” — genetik koda göre şekillenir.
Bu aşamada bilgi, moleküler düzeyde kusursuz işler: protein sentezi, hücre zar yapısı, dokular arası bağlantılar… Her şey DNA’nın içindeki mühendislik planına uygun olarak biçimlenir.
Bu nedenle insan bedeni, biyolojik bir “yapı mucizesi”dir: her hücre, kendi görevini yalnızca genetik talimatlara göre değil, sistemin bütününe hizmet edecek şekilde yürütür.
- Elektriksel Beden Formu (İletişim ve Bilgi Formu):
İkinci aşamada, Cisim Formu ile birlikte bedenin “işletim sistemi” olan Elektriksel Form (Fasyal Boyut ve Matriks Boyutu) oluşmaya başlar. Bu form da DNA’daki yapısal bilgiyi kullanır.
Fasya ve Matriks boyutları, tıpkı bir iletişim ağı gibi, tüm bedensel formlar arasında bilgi taşır.
Matriks Boyutu, tüm bilgilerin kaydedildiği ve yönetildiği ana sinyalizasyon merkezidir; bedenin biyolojik “bellek diski” olarak görev yapar.
DNA’da kayıtlı olan tüm “Fonksiyonel Bilgi”, bedenin bu Ana Sinyalizasyon Merkezi olan Matriks Boyutu’na kaydedilir. Bu bilgi burada “Beden Aklı” olarak işlev kazanır ve sistemler arası tüm iletişim bu merkezden yönetilir.
Matriks Boyutu, daha anne karnında oluşmaya başladığı andan itibaren, dış etkenlerden gelen “doğru veya yanlış tüm bilgilenmelere” karşı da son derece duyarlıdır. Annenin ruh hali ve maruz kaldığı çevresel faktörler gibi dış uyaranlar, “Beden Aklı”nın ilk kayıtlarını oluşturur. RTM Ekolü’ne göre, karanlık veya yükseklik korkusu gibi temel çevresel tepkilerin ya da müzik gibi pozitif uyaranlara ait ilk bilgiler, daha bu safhada Matriks’e işlenmeye başlanabilir. Bu durum, Matriks’in hem pozitif bilgileri hem de gelecekte “Hastalık Hafızası”na zemin hazırlayabilecek “farklı” bilgilenmeleri daha doğumdan önce kaydetmeye başladığını gösterir.
Fasya Boyutu ise Matriks’teki bilgiyi, mekanik ve elektriksel iletim aracılığıyla bedene dağıtır. Bu yapı, modern teknolojilerdeki “veri kablolama sistemi” gibidir. Bilgiyi fibröz ve nöral bağlantılar ile cisim bedenine aktaran biyolojik iletişim ağıdır.
- Enerji Bedeni Formu (Yaşamsal Regülasyon Formu):
Cisim ve Elektrik formlarının oluşmasıyla Enerji Formu kodları (Enerji Kanalları ve Enerji Merkezleri) aktive olur ve Enerji Bedeni oluşur. Enerji Formu da DNA’daki yapısal bilgiyi kullanarak şekillenir. Fakat anne karnındayken diğer beden formları gibi çok aktif değildir. Gerçek görevi olan everensel bilgiyi kullanım süreci doğum sonrasında başlar. Anne karnında bu görevi annenin enerji bedeni üstlenir.
Enerji Formu, bedenin iç kodları ile dış dünya arasındaki ilk arayüzdür. Bu form, sistemin enerji yönetim katmanıdır — tıpkı bir işletim sisteminde güç regülasyon modülünün çalışması gibi.
Enerji Kanalları Boyutu (Meridyenler) ve Enerji Merkezleri Boyutu (Çakralar), bedenin canlılık akışını (Qi veya Prana) düzenler ve yönetir. Ancak bu formun oluşumu yalnızca genetik bilgiyle sınırlı kalmaz: annenin duygu durumu, çevresel enerji alanları, beslenme kalitesi ve evrensel frekanslar da bu bilgiye eklenir.
Yani Enerji Formu, hem DNA kaynaklı yapısal bilgiyi hem de yaşam sürecinde alınan dış bilgileri sentezleyerek bedensel regülasyonun “dinamik hafızasını” oluşturur.
Bu aşamada ortaya çıkan enerji düzeyli bilgiler de Matriks’e kaydedilir.
Enerji Formu, sadece bilgiyi kullanan değil; aynı zamanda Matriks’i güncelleyen bir bilgi aktarıcısıdır.
Bu sayede beden, iç (genetik), dış (çevresel) ve evrensel bilgileri aynı hafıza alanında bütünleştirir.
Bedenin 3 formu ve 6 boyutu — Fiziksel, Kimyasal, Matriks, Fasyal, Enerji Kanalları ve Enerji Merkezleri — tek bir bilgi diliyle konuşur.
Bu evrede insan artık yalnızca biyolojik değil; aynı zamanda biyoinformatik bir varlıktır.
Yani kendi yaşam kodlarını işleyen, saklayan ve gerektiğinde yeniden düzenleyebilen bir sistemdir.